Hoşgeldiniz %1$s. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
20 Mayıs 2012, 21:02:46
Mesaj Sayısı:16299
Konu Sayısı: 778
Üye Sayısı: 6079
Son üye: oytunerdemir
Suugle Forum  |  Genel  |  Muhabbet  |  Bilgelik Belgeleri 1 0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Bilgelik Belgeleri 1  (Okunma Sayısı 895 defa)
itahtasiz
www.dukkansu.com
Kaliteli Üye
***

Karma: 21
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 121


WWW
« : 01 Mart 2006, 00:02:29 »

Yazan: Paulo Coelho
 
Brezilyalı yazar, aktardığı iki ayrı hikaye ile yaşlılığın insana avantaja dönüşebilecek özellikler kazandırdığını ve insanların yaptıkları seçimleri, zor sonuçlar doğursa da, düşünmek yerine körü körüne sürdürdüklerini anlatıyor

ÇATLAK SÜRAHİ

Bir Hint efsanesi, omuzlarındaki tahta sopanın iki ucuna bağladığı büyük sürahilerle her gün köyüne su taşıyan bir adamın hikayesini anlatır:

Sürahilerden biri diğerinden daha eskiydi ve üzerinde küçük çatlaklar vardı; adam onca yol boyunca su taşıyıp da eve vardığı her sefer, eski sürahideki suyun yarısı akıp gitmiş oluyordu.

Adam iki yıl boyunca aynı yolculuğu yaptı. Genç sürahi işini iyi yaptığından dolayı hep gururluydu, görevine son derece uygun yaratıldığından emindi; öte yandan diğer sürahi, üzerindeki çatlakların uzun yıllar çalışmanın sonucunda oluşmuş olduğunu bildiği halde, görevini yarım bir şekilde yerine getirdiği için ölesiye utanç duyuyordu.

O kadar utanıyordu ki, bir gün, tam adam onu pınarın suyu ile doldurmaya hazırlanırken konuşmaya karar verdi.

''Yaşlılığımdan dolayı özür dilemek istiyorum'' dedi, ''Bana doldurduğun suyun sadece yarısını evine götürebiliyorsun, bu yüzden de evdeki susuzluğun ancak yarısını bastırabiliyorsun.''

Adam gülümsedi ve şöyle dedi:

''Eve dönerken geçtiğimiz yola dikkatli bak.''

Sürahi, adamın dediği gibi yol boyunca çevresine dikkatle baktı ve yolun sadece bir tarafında büyüyen bir sürü çiçek ve bitki olduğunu fark etti.

''Yolun senden yana olan tarafında doğanın ne kadar güzel bir hal aldığını görüyor musun'' dedi adam. ''Çatlakların olduğunu biliyordum ve bundan bir yarar sağlamaya karar verdim. Yolun bu tarafına çiçekler ve sebzeler ektim ve her geçişimizde sen akıttığın sularla onları suladın. Buradan evimi güzelleştirmek için binlerce gül topladım, çocuklarıma bu sayede yetişen lahanaları, kabakları, soğanları yedirdim. Eğer sen böyle olmasaydın, bunu asla yapamazdım. Hepimiz bir gün yaşlanır başka özellikler kazanırız ve bu özellikler her zaman bir avantaja dönüştürülebilir.''

YOL NASIL YAPILDI?

Portekiz''deki yayın organı Jornalinho''nun 106. sayısında bulduğum bir hikaye, düşünmeden aldığımız kararlar hakkında bize çok şey öğretiyor:

Bir gün bir ineğin çiftliğine dönmesi için bakir bir ormanın içinden geçmesi gerekti. Mantıklı düşünme yetisi olmayan bir hayvan olduğundan kıvrıla kıvrıla ilerleyen, önce yokuş yukarı sonra yokuş aşağı devam eden, zorlu bir rota izledi.

Ertesi gün yolu aynı yere düşen bir köpek, ormanın öte yanına geçmek için ineğin gittiği yolu takip etti. Sonra sıra bir koyun sürüsüne geldi. Sürünün lideri patikanın zaten açılmış olduğunu görünce oraya daldı ve tüm sürü de onu izledi.

Ardından insanlar da bu patikayı kullanmaya başladı: Bir sağa bir sola dönerek, ağaç dalları ve çalılardan kaçınmak için eğilip bükülerek ve bir yandan da -haklı olarak- söylenip küfürler ederek bu patikadan gidip geldiler. Ama hiç kimse daha iyi bir alternatif yaratmak için bir şey yapmadı.

Böylesine yoğun kullanılması sonucunda patika zamanla küçük bir yola dönüştü. İsteseler öte tarafa sadece yarım saatte geçebileceklerinden habersiz, insanlar ve ağır yük taşıyan zavallı hayvanlar, bir ineğin açtığı bu yolu takip ederek ormanın öte yanına üç saatte geçmeye mecbur kaldılar.

Yıllar geçti ve küçük yol bir kasabanın ana yolu, daha sonrasında da bir şehrin en önemli caddesi oldu. Ve herkes trafikten şikayet etti durdu, çünkü cadde olabilecek en kötü rotaya sahipti.

Bütün bunlar olurken yaşlı ve bilge orman, insanların var olan bir yolu, bunun en doğru seçim olup olmadığını bir kez bile kendilerine sormadan, nasıl da körü körüne takip ettiklerini seyrederek gülüyordu.
 
Logged
kARBOn bAZLı iLKEL yASAm fORMu
Ultra Mega Üye
*****

Karma: 50
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1070


I’m dead and i can’t reply till I reincarnate.


« Yanıtla #1 : 02 Nisan 2006, 00:18:04 »

İki yazı da Bütün Dünya'da yayınlanmıştı (muhtemelen farklı zamanlarda) ama Coelho'nun yazdığını bilmiyordum.
Logged

SI VIS PACEM
PARA BELLUM

Onun Bunun Mühendisliği Programı
.
Ultra Mega Üye
*****

Karma: 23
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1098


« Yanıtla #2 : 17 Aralık 2006, 05:58:33 »

bütün dünya hala çıkıyor mu ki?
Logged

I've turned the tables 'round and found another way
I've left it all behind for a better day

I will take things as they come
look out for number one
and I'll be back tomorrow
Feeling strong and brave inside
my head up high with pride
yes I'll be back tomorrow
kARBOn bAZLı iLKEL yASAm fORMu
Ultra Mega Üye
*****

Karma: 50
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1070


I’m dead and i can’t reply till I reincarnate.


« Yanıtla #3 : 17 Aralık 2006, 17:06:42 »

Evet, dahası serial katında şimdiye kadarki tüm sayıları var... Şöyle :
http://risc01.sabanciuniv.edu/search/YB%7B232%7Dut%7B232%7Dun+D%7B232%7Dunya&SORT=D/YB%7B232%7Dut%7B232%7Dun+D%7B232%7Dunya&SORT=D&SUBKEY=B%C3%BCt%C3%BCn%20D%C3%BCnya/1%2C21%2C21%2CB/frameset&FF=YB%7B232%7Dut%7B232%7Dun+D%7B232%7Dunya&SORT=D&2%2C2%2C
Logged

SI VIS PACEM
PARA BELLUM

Onun Bunun Mühendisliği Programı
.
Ultra Mega Üye
*****

Karma: 23
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1098


« Yanıtla #4 : 17 Aralık 2006, 17:43:31 »

aaa süperr...Bizde babamın zamanından kalma serileri vardı evde...küçükken karıştırıp dururdum...vay be...
Logged

I've turned the tables 'round and found another way
I've left it all behind for a better day

I will take things as they come
look out for number one
and I'll be back tomorrow
Feeling strong and brave inside
my head up high with pride
yes I'll be back tomorrow
mmm
Kaliteli Üye
***

Karma: -8
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 185


« Yanıtla #5 : 17 Aralık 2006, 18:22:06 »

bizi okul başkent üninin ilköğretim-lisesiydi her ay daıtırlardı aah ahh ne gunlerdi.. =)
Logged
kARBOn bAZLı iLKEL yASAm fORMu
Ultra Mega Üye
*****

Karma: 50
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1070


I’m dead and i can’t reply till I reincarnate.


« Yanıtla #6 : 18 Aralık 2006, 20:57:08 »

Karşıyaka'da da Zübeyde Hanım Araştırma Hastanesi var Başkent'e bağlı. Orada bütün dünya beleş olarak alınsın diye girişe konurdu, eve yürürken bazen bi on dakika yolumu uzatır gider alırdım Cheesy
Logged

SI VIS PACEM
PARA BELLUM

Onun Bunun Mühendisliği Programı
patates
Yeni Üye
*

Karma: 7
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 33


« Yanıtla #7 : 18 Aralık 2006, 21:06:14 »

ikinci hikaye bana manisa izmir yolunu çağrıştırdı..
Logged
veysonmez
Veysel
Ultra Mega Üye
*****

Karma: 50
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



« Yanıtla #8 : 18 Aralık 2006, 21:47:31 »

ilk hikaye daa güsel bence
Logged
Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: